Duyguları ifade etmek bazılarımız için oldukça zorlu olabilir, bazen de ne hissettiğimiz sorulduğunda otomatik bir şekilde duygu yerine düşüncemiz ile cevap verip farkında bile olmayabiliriz. Duygularla ilişkimiz büyürken öğrendiklerimiz tarafından da şekillenir. Eğer çevremizde biz büyürken duygular gösterilmemesi gerekilen şeylerse, sürekli tekrarlanan cümle “erkekler ağlamaz”ise, kardeşimiz korkusunu belirttiğinde hoş karşılanmamış, annemiz ağladığında “kızlar hep böyle duygusaldır zaten” ise bizim için de duyguları ifade etmek o kadar kolay olmayabilir. Ama bazen de duyguları adlandırmak zor olandır. Bunu da kelime dağarcığı gibi düşünebilirsiniz. Örneğin aşağıdaki görseldeki duygu çarkını kullanarak duygularınızı ifade etme şeklinizi geliştirip değiştirebilirsiniz.
İlişkilerde de bu partnerler arası metaduygu uyuşmazlığı dediğimiz bir terime karşılık gelir ki bu da biz “üzüntü kimseye gösterilmemelidir” şeklinde düşünürken partnerimizin “üzüntüsünü benimle paylaşmıyor, biz ailemde yaraları hep birlikte sarardık” benzeri duygu uyuşmazlıklarıdır. Partnerimizin temel duyguları hakkında bilgi sahibi değilsek bunlar bizi çatışmalara götürebilir.
Duygular bazen karmaşık ve nitelendirmesi zor gibi gelse de isimlendirdiğinizde belki de hep benzer duygulara gittiğinizi de görebilirsiniz. Duygularınızı tanımak, tanımaya çalışmak ve onları isimlendirmek bakalım sizlere neler getirecek.
Bu yazı Uzm. Psk. Merve Ağırbaşlı tarafından hazırlanmıştır ve tüm hakları saklıdır. Her türlü soru görüş ve önerileriniz için: psk.merveagirbasli@gmail.com

Yorum bırakın