seviyor.. sevmiyor..

Hiç kendinizi ilişkinizde kaygı, endişe ve güvensizlik içinde buldunuz mu? Partnerinizden kısa süre haber alamayınca huzursuz oldunuz, “acaba beni sevmiyor mu?” diye düşündünüz ya da sürekli onay ihtiyacı hissettiniz mi? İşte bu durum, çoğu kişinin farkında olmadan yaşadığı ilişki anksiyetesi olabilir. Romantik ilişkiler hayatımıza mutluluk ve güven duygusu katarken, bazı kişiler için beraberinde yoğun kaygılar da getirebilir. Bu duruma ilişki anksiyetesi denir. Peki, ilişki anksiyetesi nedir, neden ortaya çıkar ve bu durumla nasıl başa çıkılır?

İlişki anksiyetesi, kişinin romantik ilişkisi hakkında sürekli olarak kaygı, endişe ve güvensizlik hissetmesi durumudur. Çoğu zaman bu kaygılar somut bir nedene dayanmaz, ancak kişi yine de terk edilme, sevilmeme veya aldatılma korkusu yaşar.

İlişki anksiyetesi yaşayan kişilerde şu davranış ve düşünceler görülebilir:

  • Partnerin sevgisinden emin olamama.
  • Sık sık “Beni seviyor musun?” gibi sorularla güvence arama.
  • Partnerden kısa süre haber alınmadığında yoğun stres yaşama.
  • Aşırı kıskançlık ve kontrol etme ihtiyacı.
  • İlişkiyi sürekli başka ilişkilerle kıyaslama.
  • Mutluluğu tam olarak yaşayamayacakmış gibi hissetme.

İlişki kaygısının birçok farklı kaynağı olabilir. Daha önce aldatılmak, terk edilmek veya güvensiz ilişkiler yaşamak gibi geçmiş deneyimler. İhmal edilme, sevgisiz büyüme veya tutarsız ebeveyn tutumları. “Ben yeterli değilim” veya “beni sevmeyecek” gibi olumsuz inançlar bazı örneklerdendir.

İyi haber şu ki, ilişki anksiyetesiyle baş etmek mümkün!
İşte bazı başa çıkma yöntemleri:

  • Farkındalık geliştirin. Öncelikle kaygının farkında olmak çok önemlidir. Kaygılı düşüncelerin her zaman gerçeği yansıtmadığını hatırlayın.
  • Duygu günlüğü tutun. Kaygı geldiğinde hissettiklerinizi yazın, bu duyguları daha net görmenizi sağlar.
  • Açık iletişim kurun. Partnerinizle kaygılarınızı paylaşın. duygunuzu ve ihtiyacınızı duyurun. Açık iletişim, yanlış anlamaları önler ve ilişkideki güveni artırır.
  • Telefonu bir kenara bırakın. Partnerinizle haftada en az bir akşamı telefonsuz, sadece birbirinize odaklanarak geçirin.
  • Küçük hedefler koyun. Partnerinizle ilişkiye dair minik hedefler belirleyin (örneğin haftada bir yürüyüş yapmak).
  • Kaygıyı yönetme teknikleri kullanın. Nefes egzersizleri, meditasyon, günlük tutma gibi yöntemler kaygıyı hafifletmeye yardımcı olabilir.
  • Nefes egzersizi yapın: 4-7-8 tekniğini deneyin (4 saniye nefes al, 7 saniye tut, 8 saniyede ver).
  • Eğer kaygınız yoğun ve kontrol edilemez bir noktadaysa, psikolog veya çift terapistinden destek almayı düşünebilirsiniz. Profesyonel destek önemli bir destekçi olacaktır.

Sonuç olarak ilişki anksiyetesi, çoğu zaman farkında olmadan ortaya çıkar ve ilişkiye gölge düşürebilir. Ancak farkındalık, açık iletişim, günlük hayatta uygulanabilecek küçük adımlar ve gerektiğinde profesyonel destek ile bu kaygıyı yönetmek mümkündür. Sağlıklı bir ilişki, kaygıdan değil, güven ve anlayıştan beslenir.

Yorum bırakın